Omaç Sonuç

Omaç Sonuç

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP ve adalet

A+A-

12 Eylül 1980 darbesinden itibaren, parti isimleri farklı olsa da süregelen CHP’deki yozlaşma artarak
devam etti. Bu yozlaşmayı birden çok açıdan ele alabiliriz, ama ben bugün aday belirleme süreç ve
yöntemlerindeki yozlaşmayı incelemek istiyorum.

CHP aday belirleme yönteminde maalesef AKP’nin bile çok gerisindedir. AKP aday belirlerken en
azından parti içinde kadrolaşma kaygısıyla hareket etmemektedir. CHP de ise bu durum tam tersidir.

CHP mahalle seçimlerinden başlayarak, tam bir kadrolaşma savaşıyla geçmektedir. Liyakat, temsil
kabiliyeti, emek, bilgi, üretim vs. bunların hepsi bir yanadır. Sen bizimle misin, onlarla mısın?
31 Mart seçimleri için CHP Genel Merkezi, önce önseçim lafı, sonra eğilim yoklaması lafları etse de
sonunda, dünyanın hiçbir sol partisinde yapılamayacak kadar antidemokratik bir kuralla adaylarını
belirledi.

Adayları belirlerken bir ölçütünüz var mıydı, nelere dikkate aldınız?” sorusuna Genel Başkan Kemal
Kılıçdaroğlu, “elbette vardı, önce milletvekillerimiz sahada inceleme yaptı, ilçe başkanlarımızın, il
başkanlarımızın görüşlerini aldık, örgütün eğilimini dikkate aldık” şeklinde yanıt verdi.

O zaman akla şu soru geliyor, örneğin Beşiktaş’a, Kadıköy’e hangi milletvekillerini gönderdiniz, hangi
ilçe başkanının, il başkanının görüşünü aldınız, hangi örgütü dinlediniz? Beşiktaş ile Kadıköy’de
örgüte, halka, CHP tarihine ihanet ettiniz, haksızlık yaptınız, ayıp, hem de çok ayıp ettiniz.
Kanırtarak Kadıköy ilçesi ile Beşiktaş ilçesini PM ye oylattınız, MYK’nın belirlediği adayı bir oyla da
geçse kar bildiniz ve örgütlerin isyanına rağmen geri adım atmadınız. Sizler bu tarihi seçimi değil,
başka şeyleri düşündünüz.

Bir de bu nasıl bir oylama nasıl bir aday belirlemedir? Sahi siz aday adayları başvurularını neden
yaptırdınız? Amacınız biraz da olsa demokratik bir görüntü mü vermekti, yoksa adaylardan para
toplama kaygısı mıydı?

Her ilde, ilçede adaylar başvurularını yaptı, adaylar kendilerini ifade edecek ortamı dahi bulamadılar,
aday başvuruları arasından MYK istediği adayları kafasına göre seçti, sadece seçtiği isimleri PM ye
sundu. Yani MYK, PM’ye dedi ki, şu isim olsun mu, olmasın mı? Böyle bir seçim mi olur? “ya bunu seç,
ya da reddet!” öbür adayları da sunsanıza, adayları dostlar alışverişte görsün diye mi Partiye başvuru
yaptırdınız. Bu şartlar altında hiçbir aday kendini ifade edememiştir. Yani aday adayları ne örgütlere,
ne ilçe yönetimlerine, ne il yönetimlerine, ne MYK’ya ne de PM’ye kendini ifade edememiştir.

Örgütleri beğenmezsiniz, delegeleri beğenmezsiniz, onlar bir şey bilmezler! CHP’nin bir tek
Genel Başkanı, bir de onların kapı kulu MYK üyeleri bilirler! PM mi? Onlar da bilmez!

Sahi, CHP 400 kilometre adalet yürüyüşünü niye yapmıştı. Adaletsizlikler için değil miydi? Sizin
adaletinizi sevsinler!

Önceki ve Sonraki Yazılar